Dervişoğlu: 'İmralı'nın statüsü' kavramı egemenlik meselesidir
Dervişoğlu, TBMM'de yaptığı konuşmada İmralı'nın statüsü konusunun egemenlik meselesi olduğunu vurguladı.
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde partisinin grup toplantısında önemli açıklamalar yaptı. Türkiye'de vatandaşın yaşam koşullarına dikkat çeken Dervişoğlu, "Halkın karnı ancak doyuyor, isyan etmemeleri için ise çeşitli yollarla bastırılıyorlar. Bazı insanlar ise kayırılarak iş sahibi yapılıyor. Bu durumun özü şu; 'Biz olmazsak, elinizdekini de kaybedersiniz.' Siyasetçi, gazeteci, işçi, işveren; kim olursa olsun, daha yargı devreye girmeden sosyal medya üzerinden linç ediliyor, mallarına el konuluyor ve hatta bazen hayatları bile hiçe sayılıyor. Çünkü bu sindirme politikası, diğerlerinin sesini çıkarmaması için yapılıyor. Sistematik bir şekilde yürütülen bu süreç, şantaj siyasetinden başka bir şey değildir. Geçmişte vesayet odaklarının yaptığı bugün sivil bir şekilde devam ettiriliyor."
'İMRALI'NIN STATÜSÜ TARTIŞMASI EGEMENLİK MESELESİDİR'
Dervişoğlu, TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporuna da değinerek, "Sözde ortak raporun içi tamamen boş. Teröristlerin topluma adaptasyonu ve mutluluk düzeyleri, bir mekanizma ile takip edilip raporlanacakmış. Ancak infaz indirimi ile serbest kalan katillerden dahi vatandaşlarını koruyamayan bir yürütme, nasıl olur da terör eğitimli insanları izleyip raporlar? Nitekim Bahçeli'nin, 'İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?' sözleriyle teröriste statü araması, ciddi bir egemenlik sorunu teşkil etmektedir. İmralı'nın bir statüsü yoktur, orası Türkiye Cumhuriyeti'nin hükümranlık alanında bir cezaevidir. 'Statü' devletler için geçerlidir, bunu İmralı'yla ilişkilendirmek siyasi bir operasyondur. Geçmişte çözüm süreci adı altında denenen bu dil, milletimize ağır bedeller ödetmiştir. Öcalan'ın 'kurucu önder' olarak anılması, devletin kurucu değerlerine hakarettir."
'CHP YÖNETİMİ ŞANTAJLA BASKI ALTINDA'
CHP'nin komisyondaki rolünü de eleştiren Dervişoğlu, "CHP'nin, İmralı'daki teröristbaşına 'umut hakkı' verilen süreçte ve komisyonun kritik aşamalarında medya üzerinden yapılan 'mutlak butlan' söylemlerinin maksatlı olduğunu görmüyor musunuz? CHP yönetimi ağır bir şantaj altında tutuluyor. DEM ve MHP'ye havuç uzatılırken, CHP'ye baskı uygulanarak anayasa değişiklikleri ile sonuçlanacak bir sürecin içindeyiz. Bu süreç bir çözüm değil, geçiş sürecidir. Cumhuriyet ve demokrasinin temel değerleri ciddi bir tehlike altında."
Tüm bu açıklamalar Dervişoğlu'nun, Türkiye'nin iç ve dış politikalarında nasıl bir sınavdan geçtiğine dair önemli bir perspektif sunuyor. Türkiye'nin siyasi yapısının ve demokrasisinin geleceği konusunda yapılan bu açıklamalar, ülkenin gidişatına dair ciddi sorgulamaları da beraberinde getiriyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!