Kanserde Akıllı İlaçlarla Hedefe Yönelik Tedavi Dönemi
Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği Genel Sekreteri, kanserde akıllı ilaçların önemini ve kanserle mücadelede moralin rolünü anlattı.
Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Uğur Coşkun, Antalya'da düzenlenen "2. Ulusal Onkoloji Fellow Kongresi"nde, dünya genelinde 7 ila 10 milyon kişinin kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti.
Coşkun, kadınlar arasında en yaygın kanser türünün meme, erkekler arasında ise prostat olduğunu, ayrıca her iki cinsiyet için de bağırsak, mide ve akciğer kanserlerinin sık görüldüğünü ifade etti.
Kanserden ölümlerin önümüzdeki 25 yıl içinde yüzde 75-80 oranında artmasının beklendiğine işaret eden Coşkun, 2050 yılına kadar bu sayının yıllık 18 milyona ulaşabileceğini öngördüklerini söyledi.
Sigara kullanımının kanser için en büyük risk faktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Coşkun, fazla miktarda kırmızı et tüketimi, hızlı ve yüksek ateşte pişirilen etlerin sık tüketilmesi gibi alışkanlıkların kolon kanseri riskini artırabileceğini belirtti. Aynı zamanda, yağlı beslenme, hazır gıdalar, yapay tatlandırıcılar, karbonhidrat zengin beslenme, kızartmalar, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, alkol ve stresin kanser riskini artırdığını da sözlerine ekledi.
Kanserden korunmak için Akdeniz diyeti tarzında sebze ve meyve tüketiminin önemine dikkat çeken Coşkun, erken teşhis ve tedavi için düzenli kanser taramalarının yapılmasının gerekliliğini vurguladı.
Kanser tedavisinde önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Coşkun, "Akıllı ilaçlar olarak bilinen hedefe yönelik tedaviler ülkemizde yaygın olarak kullanılmaya başlandı. SGK birçok immünoterapi ilacının geri ödemesini yapıyor. Bu sayede birçok hasta bu tedavilere erişebiliyor. Akıllı ilaçlar, doğrudan tümör hücrelerini veya tümörün gelişim yollarını hedef alarak kemoterapiden daha az yan etkiye neden oluyor. Saç dökülmesi gibi yan etkiler çok daha az görülüyor," dedi.
Kanser tedavisinde moralin ve motivasyonun büyük öneme sahip olduğunu belirten Coşkun, hastaların aileleri, doktorları ve gerektiğinde psikologlar tarafından desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Motivasyonun, bağışıklık sistemini güçlendiren veya zayıflatan bir mekanizma olduğunu da ekledi.
Uğur Coşkun, vücudun kendi bağışıklık sistemini güçlendirerek kanseri yok etmeyi hedeflediklerini ve moral motivasyonun bu sürece doğrudan etki eden bir faktör olduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!