Maduro'nun Son Günlerinde Yaşananlar: Beklenen Operasyonun Perde Arkası
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun son günleri, ABD'nin olası bir saldırısı ve siyasi manevralarla doluydu. Güç mücadelesinin perde arkası.
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – 2025 yılının sonlarında, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, başkent Caracas'taki konutunda ailesi ve yakın arkadaşlarıyla yeni yıl kutlaması yapıyordu. Bu sırada, ABD'nin askeri güçleri Venezuela kıyılarında bekleyişteydi. Maduro'nun çevresindekilerin ifadelerine göre, Devlet Başkanı bu gergin duruma rağmen oldukça rahat bir görünüm sergiliyordu. ABD, Maduro’nun iktidardan indirilmesi için tüm planlarını yapmıştı ancak Maduro, Washington'un bu tehdidi gerçekleştireceğine inanmıyordu. 
Yılbaşı gecesi, Maduro ve yakınları Venezuela'nın geleneksel yemekleri eşliğinde kutlama yaptı. Gece boyunca ülkeye özgü şarkılar dinlendi ve yeni yıla bu şekilde girildi. Ertesi sabah, üst düzey devlet yetkililerine yeni yıl tebrikleri gönderildi. Ancak ABD, Maduro’nun istifa etmemesi durumunda askeri müdahalede bulunmakla tehdit ediyordu. Maduro ise Trump yönetiminin bu tehdidi hayata geçiremeyeceğinden emindi ve çevresine de bu güvenini sık sık dile getiriyordu.
ABD SALDIRISINI DARBE SANDILAR
Maduro, Venezuela hükümeti içinde kendisine karşı casusluk yapanların farkındaydı ve en büyük korkularından biri ihanete uğramaktı. Yıl sonunda, çevresine iktidarda kalmak için müzakere şansının olduğunu ya da istediği zaman görevden ayrılabileceğini söylüyordu. ABD'nin askeri müdahalede bulunması, onun ve çevresindekiler için uzak bir ihtimaldi. Ancak 3 Ocak'ta Caracas'taki Fuerte Tiuna askeri üssünde patlamalar olduğunda, çevresindekiler bunun bir Amerikan saldırısı değil, darbe girişimi olduğunu düşündüler. Bu, Maduro’nun liderliği boyunca en büyük yanlış hesaplarından biri oldu. 
NYT’ye konuşan kaynaklar, Maduro'ya Brezilyalı bir milyarder aracılığıyla ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun istifa etmesi gerektiği yönünde mesaj iletildiğini belirtiyor. Ancak Maduro, bu uyarıyı önemsemedi. Bu tutum, Venezuela topraklarına yapılan ilk yabancı saldırıya ve Maduro ile eşinin yakalanarak hapsedilmesine yol açtı. Trump yönetimi, Venezuela’ya karşı daha agresif bir yaklaşım sergilemeye başladı.
Yakın çevresine göre, Maduro, Trump yönetimiyle yaşadığı gerilim boyunca kendinden emin bir tavır sergiledi ve rakiplerinin kararlılığını küçümsedi. Eski hükümet yetkilisi Juan Barreto, Maduro’nun bu tutumunu "İktidarda uzun süre kaldıktan sonra, yeteneklerinizi abartmaya eğilimli oluyorsunuz. Sonuçta sadece sizi memnun etmek isteyen insanları dinliyorsunuz." şeklinde yorumladı.
TUZAK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜP GÖRÜŞMEYİ REDDETTİ
Trump yönetimi, ilk dönemde Maduro’yu devirme çabalarında başarısız oldu. Venezuela’nın petrol endüstrisine uygulanan yaptırımlar daha da sertleştirildi ve muhalefet lideri başkan olarak tanındı. Trump, ikinci döneminde Venezuela sorununu çözülmüş bir mesele olarak görmek istiyordu. Görevine başladıktan kısa bir süre sonra, Maduro'yu uyuşturucu ticaretiyle suçladı ve yaptırımları artırarak Karayip Denizi'nde uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknelere saldırılar düzenlemeye başladı. 
Trump ve Maduro arasında bilinen tek doğrudan görüşme, 21 Kasım 2025'te gerçekleşti. Görüşmeye tanık olanlar, Trump'ın Maduro ile samimi bir konuşma yaptığını ve onu Washington'a davet ettiğini belirtiyor. Ancak Maduro, bu davetin bir tuzak olabileceğinden şüphelenerek üçüncü bir ülkede buluşmayı önerdi. Trump’ın teklifi reddetmesiyle görüşme sona erdi. Maduro, görüşmenin sonunda Trump’ı etkilediğini ve müzakere için bir yol açılabileceğini düşündü. Ancak Trump, Maduro’nun bu tutumunu ciddiye almadı ve bu, saldırı kararının alınmasında etkili oldu.
Maduro, istifa baskılarını ciddiye almayarak yönetimini devam ettirdi. Bu süreçte, yönetimdeki sertlik yanlılarıyla daha fazla yakınlaşmak zorunda kaldı. Başkan yardımcısı Rodriguez'den şüphelenmeye başlayan Maduro, onun ulusal bütçeyi daha sıkı kontrol ettiğini ve daha fazla yabancı yatırım için baskı yaptığını gördü. Ancak ekonomiyi ayakta tutmak için Rodriguez'in uzmanlığına ihtiyaç duyduğundan onu görevden almadı.
TRUMP YÖNETİMİ RODRIGUEZ’İ SEÇTİ
Maduro, kendisine sunulan tüm seçenekleri reddederek Venezuela'da kalmayı tercih etti. Yetkililerin verdiği bilgilere göre, ordu olası bir saldırıya karşı koyabilirdi. Ancak, Maduro'nun tüm teklifleri geri çevirmesi saldırı hazırlıklarının başlamasına neden oldu. Operasyon, Aralık ayının son haftası için planlanmıştı, ancak Caracas’taki hava koşulları gibi çeşitli nedenlerle ertelendi. 
Ocak ayının başlarında, ABD ordusu Venezuela’daki dört askeri üsse saldırdı. Maduro'nun korumaları öldürüldü ve Maduro ile eşi Cilia Flores yakalanarak ABD savaş gemilerine götürüldü. Bu olayda 100'den fazla Kübalı ve Venezuelalı hayatını kaybetti.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Venezuela'nın Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Margarita Adası'nda tatildeydi. Maduro'nun yakalanmasından kısa süre sonra bir telefon aldı. ABD’li yetkililer, işbirliği yapmayı reddetmesi halinde daha geniş kapsamlı bir saldırı başlatacaklarını ilettiler. Rodriguez, Maduro'nun hayatta olduğunu doğruladıktan sonra işbirliğini kabul etti ve geçici başkanlık görevini üstlendiğini açıkladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!