Sanayi Dönüşümünde Türkiye Varlık Fonu'nun Rolü ve Önemi
İstanbul Sanayi Odası'nın toplantısında Türkiye Varlık Fonu'nun sanayi dönüşümündeki rolü ve önemi ele alındı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi'nin şubat ayı olağan toplantısı, ‘Değer Yaratma, Stratejik Yatırımlar ve Sürdürülebilir Kalkınma Açısından Türkiye Varlık Fonu’nun Üretim Hayatımız Açısından Önemi’ ana temasıyla gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın açılış konuşmasını yaptığı etkinliğe, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Arda Ermut da katıldı. Türkiye'nin güçlü bir sanayi altyapısına sahip olduğuna vurgu yapan Bahçıvan, "Son yıllarda yaşanan iyileşmelere rağmen sanayimiz hala düşük ve orta-düşük teknolojiye dayalı bir yapıda. 2024 yılı itibarıyla imalat sanayi girişimlerinin %87'si, istihdamın %77'si ve cironun %70'i düşük ve orta-düşük yoğunluklu sanayilerde yoğunlaşmış durumda. Daha da önemlisi, sanayimizin uzun yıllar taşıyıcı kolonu olmuş bazı sektörler, son dönemde sıkı para politikaları, döviz bazında artan maliyetler ve yapısal sorunlar nedeniyle rekabet gücü kaybı yaşıyor. Bu sektörlerde varlıklarımızı sürdürmemizin yolu, teknoloji açığını kapatıp yüksek katma değer odaklı yapısal dönüşümü gerçekleştirmekten geçiyor. Bu artık bir tercih değil; dış kırılganlıkları azaltmak ve sürdürülebilir bir kalkınma patikasına girmek için tarihi bir zorunluluk." dedi.
‘Yol Arkadaşı’ Anlayışı
Bahçıvan, sanayi sektörü adına Türkiye Varlık Fonu'ndan beklentilerini açıkça dile getirerek, "Beklentimiz, Türkiye Varlık Fonu'nun özel sektörün yerini almadan, onunla birlikte hareket eden, riskleri paylaşan ve uzun vadeli dönüşümü mümkün kılan bir ortak olarak konumlanmasıdır. Özellikle büyük ölçekli, sermaye ihtiyacı yüksek ve geri dönüş süresi uzun yatırımlarda, özel sektörün tek başına üstlenmekte zorlanacağı risklerin paylaşılması büyük önem taşıyor. Sanayimizin en kritik hedeflerinden biri, stratejik sektörlerde ölçek büyütme, kapasite derinleştirme ve küresel ölçekte rekabet edebilen güçlü oyuncular yaratmaktır. Bu hedef doğrultusunda Türkiye Varlık Fonu'nun uzun vadeli bakış açısı ve güçlü mali yapısıyla sürece eşlik etmesi sanayimiz için önemli bir kaldıraç işlevi görecektir. TVF'nin etkin kullanıldığı takdirde, finansal kapasitesi ve stratejik vizyonunun dönüşüm sürecinde sanayimize yalnızca bir finansman aracı değil, güvenilir bir yol arkadaşı olabileceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı.
‘Bağımlılığı Azaltma’ Hedefi
Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Arda Ermut, "Gelecek nesillere daha güçlü bir ekonomi bırakma hedefiyle kurulan Türkiye Varlık Fonu'nun faaliyete başladığı günden bu yana temel yaklaşımı, kısa vadeli sonuçların ötesine geçerek uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratmak oldu. Portföy yönetiminde değer üretmeye odaklanırken, bir yandan da Türkiye Varlık Fonu'nun temel görev alanlarından biri olan stratejik yatırımları hayata geçiriyoruz. Özellikle enerji, madencilik, altyapı, lojistik ve teknoloji gibi alanlarda; dışa bağımlılığı azaltacak, üretim kapasitesini artıracak ve uzun vadeli ekonomik fayda sağlayacak projelere odaklanıyoruz." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!