Sanchez, BM'nin Reform İhtiyacını Vurguladı
Sanchez, BM'nin acil reform ihtiyacını vurgularken, çok taraflı sisteme yönelik tehditlere dikkat çekti.
Barselona'da düzenlenen ve Latin Amerika ülkelerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen "4. Demokrasiyi Savunma Konferansı"nın açılışında konuşan Sanchez, çok taraflı sisteme yönelik tehditlere dikkat çekti.
Toplantının ana teması "Aşırıcılıkla Mücadele" olarak belirlenirken, Sanchez, konuşmasında ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarını isim vermeden eleştirdi.
İspanya Başbakanı, "Demokrasi ancak savunulursa ayakta kalır. Çok taraflı sistem tehdit altında ve güç kullanımının tehlikeli bir biçimde normalleştiğine şahit oluyoruz," diyerek uluslararası hukukun önemine vurgu yaptı.
Sanchez, "Demokrasiyi hafife alamayız. Mevcut güç kullanımı normalleşiyor ve bu, demokrasi için içten yıkıcı olabilir. Sadece direnmek yeterli değil, demokrasiyi güçlendirme yollarını önermeli ve liderlik etmeliyiz," ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler'in (BM) yapısının acilen yenilenmesi gerektiğini belirten Sanchez, "Kurallara dayalı bir uluslararası düzenin savunucusuyuz, ancak çok taraflı sistemin güncellenmesi şart. BM'nin daha demokratik ve temsili olması gerekiyor ve bu reformların bir kadın liderliğinde gerçekleşmesi gerektiğine inanıyorum," şeklinde konuştu.
Toplantının kurucusu olan Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva da ABD Başkanı Trump'ı eleştirerek, "Her sabah bir başkanın tweetini bekleyerek yaşayamayız. Dünyayı yönetme iddiasındaki liderlerin geri dönüşü beni rahatsız ediyor. Hiçbir ülkenin başkanı, diğerlerine kurallar dayatmamalı," dedi.
Lula da Silva, Küba'daki duruma da atıfta bulunarak, "Küba'nın sorunlarını çözmesi gereken Trump değil, Kübalılar olmalıdır. Kübalıların kendi yaşamlarını sürdürmelerine izin verilmeli," ifadelerini kullandı.
Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum da, ABD'nin tehditlerine maruz kalan Küba'daki durumlardan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Sheinbaum, "Halkların kendi kaderini belirleme hakkına saygı, dış müdahalelerden kaçınma ve güç kullanımını reddetme ilkelerine bağlı kalmalıyız. Ulusları sömürgeleştiren veya dışardan gelen çıkarlara boyun eğen özgürlükler sorgulanmalıdır. 'Özgürlük' kavramı, sosyal adalet, egemenlik ve halkların onuruyla birlikte olmadıkça anlamını yitirir," değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!