Ticaret Dünyasında Jeopolitik Gerilimlerin Etkileri
Jeopolitik gerilimler, Türkiye'nin Ortadoğu ticaretinde riskler oluştururken savunma sanayiinde fırsatlar sunuyor.
MİTHAT YURDAKUL / Ankara - Ekonomik zorluklar kadar fırsatlar da gündemde. Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye'nin savunma sanayiindeki güçlü pozisyonunu vurgulayarak, "Küresel güvenlik endişelerinin arttığı dönemlerde, ileri teknoloji savunma ürünlerine olan talep artabilir" dedi.
Ortadoğu'da yaşanan gerilimler ve Hürmüz Boğazı'na yönelik tehditler, Türkiye'nin bölgeye gerçekleştirdiği ihracatta maliyet artışı ve pazar daralmalarına neden oluyor. Geçtiğimiz ay Avrupa Birliği'ne yapılan 8.8 milyar dolarlık ihracatın ardından 3.3 milyar dolar ile Ortadoğu ve çevresine yapılan ihracat, Türk ihracatçılar için kritik bir önem taşıyor.
Bölgeye yapılan ihracatta unlu mamuller öne çıkarken, Ortadoğu'nun yemeklik yağ ihtiyacının büyük bir kısmı Türkiye'den karşılanıyor. Bisküvi, gofret ve şekerlemeler ise Irak ve Suudi Arabistan'da tercih edilen ürünler arasında. Türkiye, dünyanın önde gelen makarna ihracatçılarından biri olarak bölgenin büyük bir ihtiyacını karşılıyor. Yaş meyve ve sebze ihracatı ise taze kalma süresi nedeniyle lojistik gecikmelerden en çok etkilenen kalemlerden biri.
Enflasyonla Mücadelede Yeni Zorluklar
ASO Başkanı Ardıç, petrol akışındaki aksaklıklar, tanker trafiğinde yaşanan sıkışma ve artan sigorta maliyetlerinin dünya ekonomisinde belirsizlik yarattığını belirtti. Ardıç, Türkiye'nin artan enerji maliyetlerine dikkat çekerek, "Bu durum sadece rafineri, fırın veya fabrikanın değil, ihracatçının da rekabet gücünü zayıflatıyor. Sanayici, lojistik, enerji maliyetleri ve sigorta poliçesi arasında sıkışıyor. Jeopolitik gerilimler, doğrudan üreticinin maliyet hesaplarına yansıyor" diye konuştu.
Her kriz, beraberinde yeni fırsatlar da getirir diyen Ardıç, Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatının geçtiğimiz yıl 11 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Küresel güvenlik endişelerinin arttığı dönemlerde yüksek teknoloji savunma ürünlerine olan talep artabilir. Esas mesele, savunma sanayinde gelişen bu teknolojik birikimi makine, elektronik, yazılım ve diğer sektörlere yayabilmektir" dedi.
En Riskli Sektörler
Genç Girişim ve Yönetişim Derneği Başkanı Nezih Allıoğlu, Türkiye'den Ortadoğu ve Körfez ülkelerine yapılan ihracatta gıda, inşaat ve ulaştırma sektörlerinin en fazla zarar görebileceğini ifade etti. "Hürmüz hattında yaşanacak bir aksaklık, yalnızca enerji arzını değil, küresel maliyet yapısını da sarsar" diyen Allıoğlu, gıda ticaretindeki risklere dikkat çekti. "Ortadoğu, Türkiye için birçok gıda alt sektörü açısından stratejik bir pazar. 2025 yılında Türkiye'nin Ortadoğu'ya yapacağı hububat ihracatı yaklaşık 4 milyar dolara ulaşacak ve bu, toplam ihracatın yüzde 32.6'sına denk geliyor. Bölgede uzun süreli bir gerilim, gıda ihracatında yalnızca talebi değil, sevkiyat, tahsilat, maliyet ve kârlılığı da etkileyebilir" dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!